Mor: Doğanın gizemli rengi

Bana göre mor, eflatun, erguvan hepsi aynı renge ait farklı tonlar. Aslında biliyorum bu renkler kesinlikle birbirinden farklı. Mor her ne kadar eflatuna, yani menekşe rengine benzese de, bu iki rengin arasında ışık tayfında dalga boyunları açısından farklar var. Eflatun 380–420 nm ölçülerinde kendine özgü bir dalga boyunda temel bir renk iken; mor, kırmızı ile mavinin karışımıyla elde edilen ikincil bir renktir.

MOR RENK

Sur moru başka şekilde Tyrian kırmızısı, erguvan kırmızısı, kraliyet moru, imparatorluk moru veya imparatorluk boyası olarak da bilinen brom içeren kırmızımsı-mor doğal boya.

Erkekler, kadınlar gibi renk tonlarında seçici değiller, onlar kadar ayrıntılı göremedikleri bilimsel bir gerçek diyerek konuyu kapatıyorum ve bana göre hepsi mor diyorum 🙂 Ama gelin, mor yakın zamana kadar neden ulaşılmaz ve sadece statü sahiplerinin kullandığı bir renkmiş tarihin derinliklerine dalarak birlikte araştıralım.

Mor, tarih boyunca en pahalı, en ulaşılmaz renk oldu

“mor” insanoğlunun yüzyıllar boyunca nasıl elde edileceğini bilmediği ve bu yüzden de kullanamadığı bir renk olmuş. İşte işin sırrı burada…

Prehistorik ve neolitik çağlarda Fransa’da bulunan mağara resimlerinde manganez ve hematit taşı kullanılarak bu renkte çizilmiş hayvan resimleri var aslında ama sonraları yapımı unutulmuş finikelilere kadar sırrını korumaya devam etmiş.

Finikelilerin mor rengi deniz salyangozundan elde etmelerine kadar da gizli kalmış! Bugünkü Lübnan sınırları içerisinde kalan ve limanı ile ünlü Sur Antik Kenti civarında bulunan bu teknikle 5-10 gram mor boya elde edebilmek için on binlerce “Murex brandaris”, “m. trunculus” ve “purpura haemastoma” cinsi kabuklu deniz salyangozlarını kullanmak gerekiyormuş. Neredeyse ağırlığından daha fazla altına mal oluyor ve çok da zor elde ediliyormuş.

Böylece Fenikeliler, Antik Çağ’da mor ve tonlarındaki boyaların hem üreticisi hem de Kenan halkından öğrendikleri ticaret ile pazarlayıcısı olmuşlar.

Dünya Hali böyledir, Az bulunan değerlidir…

Üretimindeki zorluklar nedeni ile çok pahalı olmasına rağmen, kalıcı olması, yani boyanan kumaştan kolay çıkmaması ve güneş ışığına maruz kaldıkça parlaklığının artması sebebiyle ona olan talep hiç azalmamış. Nadideliği ve çok pahalı olması yüzünden tarih boyunca imparatorların rengi olmuş, hatta halk tarafından kullanımı neredeyse her kültürde yasaklanmış. Yüzyıllarca “bu renk, sadece kraliyet ailesinden kişilerin onurlarını, otoritelerini ve zenginliklerini yansıtmış. 

Roma ve Pers imparatorluklarının yanı sıra, İngiltere’de de mor renk kraliyet ailesini simgeler hale gelmiş. 1533 – 1603 yılları arasında İngiltere Kraliçesi olan I. Elizabeth, kendisi ve kraliyet ailesi dışında kalanların mor renkte giysiler giymelerini yasaklamış. 1500 lü yılların sonuna gelindiğinde 1. Elizabeth döneminde yarım kilo mor boyanın ederi 1,5 kilo altın değerindeymiş.

Morun genel kullanıma girmesi ve herkesin elde edebileceği bir renk haline gelmesi ise 1856 yılında, İngiliz kimyager William Henry Perkin’in şans eseri mor rengi keşfetmesiyle mümkün olmuş. Sıtma ilacı üzerinde çalışırken tesadüfen “mor” rengi ve ilk sentetik boyayı bulmuş. Kısa zaman içinde de geliştirmiş, buluşuyla birlikte mor renk yavaş yavaş statü sembolü olmaktan çıkmış ve herkesin kullandığı bir renge dönüşmüş. Çokta iyi olmuş.

… Renkleriniz bol olsun, mor rengin yeri sizde hep özel olsun.